HAYIR DEMENİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ/ MAHALLE KAHVESİ








 Bu yazıyı "2025'ten Öğrendiklerim" başlığı altında yer alacak şekilde planlamıştım. Küçük bir sarsıntıyla şöyle oldum: "Dur bir dakika, neden sadece bir yıl özelinde sınırlandırmalıyım ki?" Son üç yılımın verilerini bir araya getirmek arşivim için daha iyi olur.

HAYIR DEMENİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ

İlk "hayır" dediğiniz günü hatırlıyor musunuz? Kendi tercihleriniz ve istekleriniz doğrultusunda söylediğiniz ilk hayırınızı... Nasıl bir histi?
Geçmişten günümüze sistemin, kendimizden başka herkesi memnun etmemize odaklandığının bilincine varmak 30'larımda mümkün oldu. Ergenlik dönemimde herkese "hayır" dediğim dönemden her şeye "evet" dediğim bir döneme geçişimin ve ikisi içindeki temel sorunun, kararlarımın ortasının olmayışı olduğunu fark ettim. (Her şeye hayır demek pek mantıklı değil haliyle.)
Dolayısıyla kendi isteklerimiz doğrultusunda "hayır" demek müthiş bir güçtür; ancak tepki olarak "hayır" demenin sonu muhtemelen yorucudur. İkisi arasındaki ayrımı yapabilmek ve ona göre kararlar verebilmek, kendi özelimde en mantıklı olanıydı.

"RAHATLIK İŞİ ÇÖZER"

Dramatik ve duygusal olarak duş almayı planlamışken suyun bir sıcak bir soğuk olmasıyla şoklanınca gelen bir öfke patlamasının arkasından, "Ben neden her halta bu kadar öfkeleniyorum?" gibi bir farkındalık kazandım. Evet, duşta. E zaten en önemli fikirler çoğu zaman ya banyoda ya da tuvalette gelmez mi? Benimki doğru bir örnek olabilir mi emin değilim fakat alakasız yerlerde gelen farkındalık patlamalarından hoşlanıyorum.
Atalardan bizlere aktarılan bazı özellikler vardır hani; benim özelliklerimden birisi de bir anda yükselip anında durulmamdı. Neyse ki Joseph Murphy’nin söylediği gibi "rahatlık işi çözer" düşüncesini beynime öyle bir kazıdım ki gündelik hayatta kendimi frenliyorum. Bazen frenlerin tutmadığı oluyor, zaten kim yüzde yüz sakin olmak ister ki? Bazı durumlar tepkiyi hak eder. Dozunda.

DENGE ESASTIR

10-12 sene önce düşünce gücünün etkilerine fena halde kafayı takmış ve her sabah ve akşam kendimi, daha doğrusu bilinçaltımı programlamaya karar vermiştim. Uzunca bir süre idare ettim etmesine; ancak eksik bilgiler ve kendimi yeterince geliştiremememle birlikte bir süre sonra bunu bıraktım. Bu tür şeyler -bedensel sağlık ya da bir dil öğrenmek gibi- düzenli olmadığında ve yaşam tarzı haline gelmediğinde etkili olmuyor. Dolayısıyla eski halinize dönmeniz, verilen hızlı kiloların daha hızlı bir şekilde geri alınması gibi ışık hızında gerçekleşiyor.
Joseph Murphy'yi tam o zamanlarda keşfetmiştim. Sonrasında okuduğum bazı kitapların, türü ne olursa olsun bir yerlerde ortak noktada buluştuklarını fark ettim: Denge. Fazla fedakârlık, birini çok sevmek, fazla düşünmek, fazla beklentiye girmek... Sorun hiçbir zaman birilerini sevmemiz, fedakâr olmamız veya değer vermemiz olmadı. Sorun her zaman bu duyguları abartılı yaşamamızdı.
Ne fena; bunu keşke evliliğim sürecinde düşünebilseydim. Belki böylece evliliğimi erkenden bitirip şu anki hayatıma daha hızlı giriş yapardım.

PİŞMANLIKLAR ve GERİYE KALANLAR 

Her ne kadar pişmanlıklarımı aza indirmeye çalışsam da aklımda hayatımın farklı versiyonları ya da "Bazı kararlar erken verilseydi nasıl olurdu?" düşüncesi dönüyor. Elimde değil. Şunun farkındayım ve asla inkâr etmiyorum: Er ya da geç her şey olması gerektiği gibi oluyor. Bunun ne 10 sene ne de 3 sene önce olmasının peşine düşmenin, ne geçmişi değiştirmek gibi büyük bir gücü var ne de şimdiye bir katkısı... 

GELECEK PLANLARIM ve KONTROL UCUBELİĞİ

Bir hevesle söylediğiniz planlarınızın güme gittiği anlar oldu mu hiç? Olmadıysa şanslı azınlıktansınız. Ben o azınlıktan değilim ne yazık ki ve bildiğim tek bir şey var; o da bir şey gerçekleşene kadar çenemi kapalı tutmam gerektiği.  

Bir diğeri ise gündelik hayatta planlı hareket etmemek. Kontrol ucubeliğini bir kenara bırakmak benim için oldukça zordu. Zamanında terapistimle yaptığım görüşmelerden yastık altı yaptığım bilgiler ve okuduklarımın katkısıyla şunu diyebilirim: Her şey kontrol edilemez.



Peki ya sen?


Sevgilerimle,  Simya
HAYIR DEMENİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ/ MAHALLE KAHVESİ
Share
  1. O kadar güzel ve farkındalık dolu bir yazı olmuş ki balımm, çok hoşuma gitti😊
    Geçen gün seninle biraz bundan konuşmuştuk sanırım. Öfke patlamaları bende de oluyor biliyorsun. Hayır diyebilmek bu hayattaki en güzel şeylerden biri kesinlikle. Eskiden pek yapamazdım, hatta hiç yapamazdım. Artık yapıyorum. Hoşuma gitmeyen, istemediğim bir şey olunca hayır diyorum, tepkimi dile getiriyorum. Tabii ki dediğin gibi denge çok önemli, katılıyorum sana😊
    Aslında hayatta her şeyde denge önemli. Onu yapabilirsek bir sorun kalmaz gibi. Ben bazen yapıyorum bazen yapamıyorum.

    Bir şey olana kadar kimseye söz etmemek konusunda kesinlikle haklısın. Çünkü ben de ne zaman söylesem olmuyor. Nazara çok inanıyorum. İnsanların içindeki kötü enerjinin bizi bulma hızına maşallah diyorum ve sinir oluyorum. O yüzden artık söylemiyorum bir şey. Böyle sessiz sakin daha iyi kesinlikle.

    Planlı hareket etme konusunda ben pek başarılı değilim. Çok kendimi sıkıp o stresi hissetmek bana göre değil. Rahat hareket etmek gerekir kesinlikle. Diyeceksin ki, 'her şeyde rahat mısın?' her şeyde rahat değilim, tabii ki stres yaptığım şeyler de oluyor. Farkındalığım yüksek en azından, elimden geldiğince kendimce bir şeyler yapmaya çalışıyorum😊

    Benim çok fazla pişmanlığım var, 'keşke'lerim çok. Hani bazı insanlar diyor ya, bana bir şey öğretti bu. Ben o bakış açısından bakmayı sevmiyorum. Biraz farklı düşünüyorum. Konu uzayacak, ben sana ses kaydı atayım en iyisi balımm 🙃😄

    Daha çok yaz lütfen, senin yazılarını okumayı çok seviyorummm ve seni daha çok görmek istiyorumm blogta 😍😘

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Balımmmm öncelikle yorumun için çok teşekkür ederim. <3
      Beğenmene çok sevindim. Seninle ara ara bu tarz konularla hakkında konuşmalar yapmayı seviyorum ve bence birbirimizle konuştukça farkındalık geliştiriyoruz. Negatif enerji olayına ben de fena takmış durumdayım. Normalde çok düşündüğüm bir şey değildir ancak özellikle planlarımı söylememeye başladım. Bir de bunu deneyeyim :D
      Pişmanlık üzerine de bir şeyler yazacağım, seninle de bu konu hakkında uzun uzun konuşalım bi ara :) Çok teşekkür ederim tekrar güzel yorumun için balımm ben de sık sık yazmak sık sık blog yazıları okumak istiyorum ancak planladığım gitmiyor. Daha da zorlayacağım artık 😍😘😘😘

      Sil